Kanser Tedavisinde Ameliyatsız Çözümler

Bu haftaki uzman konuğum Radyasyon Onkolojisi uzmanı, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Pehlivan oldu.
Günümüzde neredeyse herkesin ailesinde bir kanser vakasının görülmeye başlandı. Bilimin ışığında teknoloji değişiyor, gelişiyor… Söylemlerin de değişmeye ihtiyaç duyduğunu söylüyor Pehlivan.

“Kanser savaşılacak değil, tedavi edilecek bir hastalıktır” ve “Bilgi korkuyu yener” söylemlerini vurguladığı “50 Soruda Kanser” kitabıyla -kanserle iletişim- kavramını ortaya koyan ve kansere bakışa yeni bir yaklaşım sunan Pehlivan’a kanser tedavisinde güncel gelişmeleri ve merak edilenleri sordum.

*Kansere bakışımızda en temel neyi değiştirmemiz gerekiyor?

-Kanser eşittir ölüm algısı. Kanser, kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir hastalıktır. Kanser bizim kaderimiz olan bir hastalık da değildir. Kansere yeniliyor olmamızın en büyük sebebi de  kansere yol açan alışkanlıklarımız, kontrol konusunda takındığımız umursamazlık ve adını duyar duymaz kabullendiğimiz sorgusuz çaresizlik.

*Kanseri ne oranda engelleyebiliriz?

-Yeterli ve dengeli beslenerek, sigara ve alkolden uzak durup, spor yaparak kanserden %60-80 korunabiliyoruz. Son yıllarda bir de cep telefonu faktörü eklendi tabi. Düzenli uyku da vazgeçilmez alışkanlıklarımızdan olmalı. Besin takviyeleri almak yerine onları besinlerden almaya özen göstermeliyiz.  Beslenme konusunda en büyük mottomuz “azı karar çoğu zarar” olmalıdır. Her şeyden azar azar yemeli ve yediklerimizde çeşitliliği artırmalıyız. Bu şekilde tükettiğimiz ürünlerde kimyasal veya zararlı bir katkı maddesi olsa bile vücudumuzdan kolayca atılacak, ya da tolerans limitlerini geçmediğinden hastalık yapmayacaktır.

*Kanser tedavisinde ameliyatsız çözümler var mı?

-Radyocerrahiden bahsedebiliriz… Çok yüksek dozda radyasyonun bir veya birkaç defada verilip, tümörün yok edildiği radyoterapi tekniğine radyocerrahi diyoruz. Yöntemin adında“cerrahi” olsa da, kesici-delici bir işlem içermiyor. Geleneksel fraksiyone radyoterapiden farkı, aynı seansta çok yüksek dozların hastaya verilmesi ve cerrahiyle aynı etkiyi yaratıyor olması.

*Vücudun hangi bölgelerinde kullanılabiliyor?

– Başlangıçta sadece kritik organların etrafındaki, ameliyatla alınması risk içeren tümörlerde -uyguladığımız bu yöntem, yeni bilimsel yayınlara ve çalışmalara göre birçok lokasyonda cerrahiyle eşit sonuçlar veriyor ve giderek daha fazla hastaya uygulanmaya başlıyor. Beyin, akciğer, prostat, pankreas, karaciğer başta olmak üzere, vücudun herhangi bir yerindeki hemen her tümörde rahatlıkla uygulayabiliyoruz.

*Prostat kanseri tedavisinde radyocerrahi nasıl kullanılıyor? Cerrahi olması gerektiğine dair bir görüş yaygın…

-Evet, öyle bir kabul yerleşmiş ancak prostat kanserinin tedavisinde, radyoterapi, hastalığın her evresinde güvenle uygulanabilir. Üstelik her iki tedavi sonrasındaki yaşam kalitesi açısından değerlendirirsek, radyoterapi, yaşam konforu anlamında çok daha etkili. Radyoterapi ile birlikte hormonoterapi kullanılmasına ya da hali hazırda bir fonksiyon kaybı olup olmamasına bağlı olarak; radyoterapi sonrası cinsel fonksiyonların korunması %60-80 oranlarında seyrederken, idrar kaçırma oranı ise (%1-3) son derece düşüktür.

*Aldığınız sonuçlar ve uygulama süreci açısından değerlendirseniz neler söylersiniz?

-Tedavi sonuçlarının çoğu zaman cerrahi ile aynı olduğunu söyleyebiliriz. Hasta için çok daha kolay seyreden bir süreç radyocerrahi. Ağrı ve acı hissetmiyor hastalarımız. Hastanın yarım saatlik bir sürede tedavici hazında hareket etmeden yatması yeterli oluyor.

*Medyada kemoterapiye ve radyoterapiye alternatif gibi sunulan Hipertermi sıkça duyuyoruz. Hipertermi nedir? Ve bir alternatif midir?

-Hipertermiyi, tümör bölgesinin veya bazen tüm vücudun elektromanyetik ısıtma teknolojisiyle 39-43 °C aralığında ısıtılması işlemi olarak açıklayabiliriz. Kanser tedavisinde radyoterapi veya kemoterapi gibi tedavilerin yanında, bu tedavilerin etkinliğini artırmak için kullanılan bir yöntemdir. Onkologlar olarak hipertermiyi tek başına bir tedavi olarak önermeyiz, ancak radyoterapi veya kemoterapi alan her hasta beraberinde hipertermi tedavisi de alabilir.

*Tanı alan kişilere ne önerirsiniz?

-Tanı alındığında, tedaviye başlamadan önce Radyasyon Onkolojisi, Medikal Onkoloji ve Cerrahi Onkoloji uzmanlarının tümünden ayrı ayrı görüş alınmasını ve uygulanacak tedavilere her üçünü de dinledikten sonra karar verilmesini öneriyorum.

Prof. Dr. Berrin Pehlivan’a teşekkür ediyor, herkese sağlıklı günler diliyorum…